Hayyam

Sanırım tezat edebi sanatının en müstesna icracısıdır. ilmi ve derin fikriyatı,  yüzeysel olarak incelendiğinde günümüzün anti-islamcıları için muhteşem bir kaynak gibidir. Oysa hayyam sivri bir tezatla yaşadığı yüzyılında, siyasi emellerini dini kullanarak gerçekleştirmeye çalışan yobazları eleştirmiş, İslam dünyasında oluturulmaya başlayan düşünce ve aklı reddeden yapının karşısında bulunmuş ancak iktidar mücadelesi, toplumsal sınıf mücadelelerinde iktidarların geniş kitleler üzerinde otoritelerini koruyabilmek adına dini kullanması neticesinde  sapkın ilan edilmiştir.

cennetin, ırmaklarından şaraplar akan, bir erkeğe 70 hurinin düştüğü bir yer olarak tanımlanmasına Ömer Hayyam:

Irmaklarından şaraplar akar diyorsun,
Cennet-i âlâ meyhane midir?
Her kula 70 huri  diyorsun,
Tövbe; Cennet-i âlâ kerhane midir?

dizesi ile karşı durmuştur…

Hayyam aynı zamanda çok iyi bir matematikçidir. Binom açılımını ilk kullanan bilim adamıdır. Dünyanın ilk rasathanesini kurmuş, günümüzde kullanılan Miladi ve Hicri Takvimlerden çok daha hassas olan Celali Takvimi’ni hazırlamıştır. Okullarda Pascal Üçgeni olarak öğretilen matematik kavramı aslında Ömer Hayyam tarafından oluşturulmuştur. Matematik, astronomi konularında dünyanın önde gelen bilim adamlarındandır. Birçok bilimsel çalışması olduğu bilinmektedir. beğendiğim bazı rubailerini paylaşmak isterim…

Gökte bir öküz varmış, adı Pervin;
Bir öküz de altındaymış yerin.
Sen asıl iki öküz arasında
Tepişmesine bak şu eşeklerin!

Eşşek anlamaz…

Vur eşşeen sırtına tekdirden anlamaz,
Hoş görüden anlamaz, hoş laftan anlamaz
Ver zopayı affetme,  atasından ar edip
Eşşooğlueşektir hoş, -aftan anlamaz… HBB

İç’im İç’in için…

yok ki silüetinle işim
ta içinle benim derdim
iç’in için,yanar iç’im
için için yanar hemde..
seninde  iç’in, için için yanar mı,
iç’im iç’in için, için için yandığı için…
HBB

Ah Muhsin Ünlü

RESULULLAHLA BENİM ARAMDAKİ FARKLAR

Resulullah süper bir insandı, ben o kadar değilim.
Resulullah yolda Ebu Bekir’i görse ‘Es Selamu Aleyküm Ya Sıddık’ derdi,
ben yolda Ebu Bekir’i görsem tanımam.
Resulullah asla yalan söylemezdi; ben annem ölürken hiç ağlamadım.
Ben annem ölürken çok ağladım çünkü annem
gırtlağından hırıltılar çıkarırken nasıl terliyordu, görmeliydiniz.

Resulullah Azrail’i yolda görse tanırdı;
ben Azrail’i annemin yanında görseydim ona bir çift lafım olurdu,
derdim ki şimdi yani af edersin ama o sıktığın annemin gırtlağı.

Resulullah olsa ona bunları söylesem o bana gülümserdi;
o bana gülümserdi ben ona derdim ki, anam babam yoluna feda olsun ey Allah’ın Resulü;
fakat şu koca melek, annemin gırtlağını sıkıyor, bir şeyler yapamaz mıyız?

Resulullah orada olsaydı annemin elini tutardı derdi ki ‘Kızım ha gayret!’;
ben orada olsaydım annemin elini tutardım ve derdim ki ‘Anneciğim ölmesen…’

Ben oradaydım annemin elini tuttum ve dedim ki ‘Anneciğim seni ben…’;
Annem döndü bana bir baktı o bakışı görmeliydiniz.

Resulullah o bakışı görseydi merhametten ağlardı;
ben o bakışı gördüm haşyetten bayılacaktım ama annem elimden tuttu.

Ne tuhaf, anneler ölürken bile çocuklarının

Anneler ölürken bile çocuklarının ellerini bırakmıyor ne tuhaf…

Resulullah çok şanslı bir insan
annesi öldüğünde o küçücüktü;
benim annem öldüğünde ben küçücük değildim,
zaten şanslı birisi de değilimdir, filmlerim iş yapmaz.

Annem daha yeni öldü fazla uzaklaşmış olamaz!

Olamaz dedim annem son nefesini alıp da vermeyince
Verse de ben alsam onu, içim ferahlasa, siz de görseniz
Resulullah tutsa annemin elinden birlikte geçseler çölü
Nasıl olsa Resulullah da ölü annem de ölü.

Muhsin Ünlü (Onur Ünlü)

bir zamanlar şizofrengi de yazan ve “gidiyorum bu…” isimli bir de şiir kitabı bulunan şizofrenik şair… ona göre şiir yazılmaz şiirilir… okurken kal hali vasıl olması gibi muhtemel yan etkileri vardır. tutmayan bir çok televizyon dizisinin altına imzası var da son döneme mührünü vuran leyla ile mecnun’un da yönetmenidir kendileri… dediğim gibi şizorfenik takılması hasebiyle anlaşılma güçlüğü çektiğini hissettiğim filmleri “Güneşin Oğlu” ve “Polis”ten sonra  “Beş Şehir” gibi harikulade bir filmi seyretimize sunmuş hakkı olan ödülleri almıştır.  takdiri ve takibi lüzüm gelir…

Beni Manipüle Etme

pek hoş manipülasyonlar bunlar, denk geldikçe paylaşırım… resimleri büyük  görmek istiyorsanız üzerine tıklayın…

huruf-u mukatta

Kur’an-ı Kerim’de sadece harf olarak indirilmiş ayetlere deniyor. alimlerin izahına göre bu harfler müteşabbihattandır. yani manalarını yalnızca Allah (C.C.)bilir.

elif lam mimha mimya sinelif lam ra gibi cesitli surelerin basinda yer alan bu harflerin manasini kesin olarak bilinmese de, mutemel manalari uzerine islam alimleri bir cok yorumlar yapmislardir. hurufu mukatta harflerinin spesifik manalarinin otesinde hepsinin toplu olarak ifade ettigi bir mana vardir ki, o da sudur: “iste bu Kur’an’da rabbiniz sizin kullandiginiz harfleri kullanarak sizinle konusuyor. eger onun allah kelami olduguna inanmiyorsaniz, buyrun kullandigi harfler burada, siz de ona benzer bir söz soyleyin”.

huruf-u mukatta harflerinin cogundan hemen sonra gelen ayetin kur’an-i tarif edici olmasi bu yorumu kuvvetlendirmektedir.

bakara suresi:
1. elif lam mim
2. bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.

yusuf suresi:
1. elif lâm râ. bunlar, apaçık kitabın âyetleridir.
2. biz onu, akıl erdiresiniz diye arapça bir kur’an olarak indirdik.

a’raf suresi
1. elif lam mim sad
2. bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü’minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

huruf u mukatta harfleri ile muphem olarak yapilan bu meydan okumanin, bakara suresi 23-24. ayetlerde acikca yapildigini goruyoruz:

23. eğer kulumuza (muhammed’e) indirdiğimiz (kur’an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, allah’tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).

24. eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. o ateş kafirler için hazırlanmıştır.

bu acik meydan okumaya, o donem edebiyatin ve sairligin zirvesindeki araplardan bir kisi bile cikip cevap verememisti, ki hala da kimse cevap verebilmis degildir. cevap verebiliyor olsalardi mallarini ve canlarini tehlikeye atip savasmazlardi.

Mukatta harflerle ilgili çeşitli fıkıh alimlerinin yorumları var ama elif, lam, mim ile ilgili bir yorum var ki bana çok mantıklı geldi, paylaşmadan edemeyeceğim…

Elif  (ا) : Allah kelamının ilk harfi aynı zamanda tek olmayı bir olmayı ve varoluşu temsil eder… yani ; ALLAH (C.C.) VARDIR ve BİRDİR

Lam(ل) : Kelime-i Tevhid’in ilk harfi… yani : ALLAH’TAN (C.C.) BAŞKA İLAH YOKTUR.

Mim (م) : Peygamber Efendimiz Muhammed (S.A.V)’in isminin ilk harfi.

Sanki harfleri bir araya getirince Kelime-i şahadet ortaya çıkıyor… Allah vardır ve birdir, Ondan başka ilah yoktur, Muhammed (S.A.V.) onun kulu ve elçisidir.

İşin daha da mucize kokan yanı bu mukatta harflerin tek başına 6 surenin başında geçiyor olmasıdır; (Bakara, Al-i İmran, Ankebut, Rum, Lokman, Secde) Kelime-i Şahadet ‘in imanın ilk şartı olduğunu hesab edersek, imanın 6 şartına işaret ediyor olması da olasıdır… Hata etmiş isek Allah Affetsin…

Beni Başörtülü Hekimlere Emanet Edin!

Beni başörtülü bir hekime emanet ediniz

Siz başlıktaki ‘hekim’i hâkim olarak da okuyabilirsiniz.
Bu tercihimde hiçbir ironi yoktur.
Modern zamanlar, vicdan dediğimiz şeye bir vidanjör işlevi gördü.
Sosyalistler, bu halkın nezdinde biraz karşılık bulduysa “…. ama vicdanlı, temiz, yiğit insanlar; asla hırsızlık yapmazlar” diye biten cümlelerin öznesi oldukları içindir.
Artık bir inanç uğruna ömrünü vakfeden insanlar yüceltilmiyor. Bir ülküye bağlanmak, onun uğruna birçok şeyden vazgeçmek, en iyisinden ahmaklık olarak başlayıp, terörist olarak biten bir dizi suçlamayla birlikte anılıyor.
Eğer iyi bir insan değilseniz, hiçbir meslek erbabının iyisi olamazsınız.
Bir hekime gitmek durumunda kaldığınızda Mehmet Öz’ü mü Gençay Gürsoy’u mu seçersiniz mesela?
Sizi bilmem ama bana Fatma K. Barbarosoğlu mu Canan Arıtman mı seni yargılasın diye sorsalar kendimi Barbarosoğlu’unun vicdanına teslim etmekte bir saniye bile tereddüt etmem.
Nur Serter’in öğretmen olduğu bir okulda rektör olmaktansa, İhsan Eliaçık’ın hademesi olmak için epeyi çırpınırım.
Zurnanın detone olduğu yer
Tercih etmediklerime hakaret ya da aşağılama kastım yok. Benim penceremden görünen vicdan manzaraları arasındaki farkı anlatmaya çalışıyorum.
Siz, ötekinin varoluşuna verdiği mananın, dünyaya ilişkin tavrının, siyasi duruşunun, kültürel tutumunun, bir ‘simgesi’ olan başörtüsü ile ilgili başta saygı olmak üzere ancak belli sınırlar içinde konuşabilirsiniz. Bir insana hayatıyla ilgili temel tasarruflarında, mesela nasıl giyineceğine, başına ne takacağına dair bir şey önerebilecek kadar hısım akraba değilseniz yaptığınız şey sadece terbiyesizlik ve had bilmezlik olur.

Sırrı Süreyya Önder / Radikal – 22 Ekim

deprem

şiddeti ne olursa olsun insanda bıraktığı sarsıntının şiddeti; üç buçuk…

Sümmani’den

Ustam bana iki üç harf okuttu

Ustam bana iki üç harf okuttu
Merak elif efkâr elif zâr elif
Bu elifnen kimler baya yetişti
Sahip elif üstat elif kâr elif

Elim aldım gör ne çağa yetiştim
Elifinen bir merağa yetiştim
Bahçıvanlı elif bağa yetiştim
Çiçek elif gerçek elif bâr elif

Elifi bulanlar mim kapısında
Mim vasıtası cim kapısında
Ya bunlardan gayrı kim kapısında
Hâkim elif hüküm elif dâr elif

Elif be babında var leyl-i nehar
Kulundur Sümmani âciz günahkâr
Sığınmışsam sana Yaradan Cebbar
Gör neler var kes bağrımı yâr elif…

Yeni tanıştığım Erzurumlu bir aşık Sümmani. 1800’lü yılların Doğu Anadolusunda söz sanatının ile yöresine ışık saçmış bir cevher. Ufkunun derinliği kelimelerinin gücünde gizli. bu koşması da o gücün delili niteliğinde… 3. kıtada bahsi geçen Elif Allah (CC) kelamının ilk harfi, mim Muhammet (S.A.V.) kelamının ilk harfi, cim  de Cennet’in ilk harfidir… Bu yolla Allah’ı bulanlar Elçisinin kapısında, Elçisi vasıtasi ile cennetin kapısında demiş sümmani, ne de hoş demiş…

Sümmanî’yem ya Rab gönlüm hoş eyle
Ya sabır ver yada bağrım taş eyle
Ya bir çift kanat ver ya bir kuş eyle
Tez ulaşam yâr bağında talan var
Sümmanî, değişlerini kendisine has bir üslupla, özel bir tavırla, oldukça ritmik söylemiştir. Bu çalıp söyleyiş biçimi, yöresinde ezgi karakterini taşıyan mükemmel bir yapıya sahiptir Halk Müziğinde “ Sümmânî ağzı” adıyla bilinmekte ve icra edilmektedir.
Ervah-ı Ezelde Levh-i Kalemde
Şu Benim Bahtımı Kara Yazmışlar
Bilirim Güldürmez Devr-i Alemde
Bir günümü Yüz Bin Zara Yazmışlar
Arif  Bilir Aşk Ehlinin Halini
Kaldırır Gönlünden Kil-ü Kalini
Herkes Dosta Vermiş Arzuhalini
Benimkini Ürüzgara Yazmışlar
Olaydı Dünyada İkbalim Yaver
El Etsem Sevdiğim Acep Kim Ever
Bilmem Tecelli Mi Yoksa Ki Kader
Beni Bir Vefasız Yare Yazmışlar
Yazanlar Leyla’nın Mecnun Kitabın
Sümmani’yi Bir Kenara Yazmışlar

NBA logosu

1969 yılında, ABA (Amerikan Basketbol Birliği) karşısında daha popüler olmak isteyen NBA (Daha sonra 1976′da iki kurum NBA adı altında birleşmişlerdir.) yeni ve yaratıcı bir arayış içindeydi. Daha çok tanınmak için akılda kalıcı ve çekici bir logo tasarımı gerekiyordu. NBA yöneticileri Siegel+Gale’in kurucusu Alan Siegel’e giderek yardım istediler.

Siegel, bu yeni logo hakkında, ilham almak için spor magazin fotoğrafları arşivlerini tararken, karşısına Lakers’lı All-Star oyuncu Jerry West’in fotoğrafı çıktı ve dikkatini çekti.

Fotoğraf yeni NBA logosu için biçilmiş kaftandı. Dinamik, dikey, hareketli ve oyunun özünü anlatan…

Bir çok kişi NBA logosuna ilham veren ismin Jerry West olduğunu iddia etse de, Siegel -belki de- konuyu kişiselleştirmemek için bunu inkar ediyor. Siegel logodaki siluetin tüm dünyaya malolduğunu ve bir kişi ya da takımla ile tanımlanmasının yanlış olduğunu iddia etmekte.

Öte yandan NBA yöneticilerinden David Stern ise bu logoda kullanılan siluetin, West’e ait olduğuna dair ellerinde bir kayıt ya da kanıt olmadığını belirtiyor.

Her ne olursa olsun bugün dünya çapında yıllık 3 milyar dolarlık bir gelire sahip olan NBA kurumu ve logosu, ne kadar iddialı ve mükemmel bir seçim olduğunu bizlere kanıtlıyor.

jerry west
jerry west

Fotoğraf yeni NBA logosu için biçilmiş kaftandı. Dinamik, dikey, hareketli ve oyunun özünü anlatan…

Bir çok kişi NBA logosuna ilham veren ismin Jerry West olduğunu iddia etse de, Siegel -belki de- konuyu kişiselleştirmemek için bunu inkar ediyor. Siegel logodaki siluetin tüm dünyaya malolduğunu ve bir kişi ya da takımla ile tanımlanmasının yanlış olduğunu iddia etmekte.

Öte yandan NBA yöneticilerinden David Stern ise bu logoda kullanılan siluetin, West’e ait olduğuna dair ellerinde bir kayıt ya da kanıt olmadığını belirtiyor.

Her ne olursa olsun bugün dünya çapında yıllık 3 milyar dolarlık bir gelire sahip olan NBA kurumu ve logosu, ne kadar iddialı ve mükemmel bir seçim olduğunu bizlere kanıtlıyor.

Basın İlanı Nasıl Yapılır?

Reklam dünyasında uzun metin yazma becerisiyle tanınan Neil French’e göre ilanda mutlaka bir logo olması gerekmez. “Eğer birisine mektup yazıyorsanız ve mektuptaki en ilginç şey sizin imzanızsa, vaktinizi boşa harcamışsınız demektir. Mektubu yazabilmeniz gerekir imzalayabilmeniz değil. İnsanlar o mektubu okuduklarında mektubun sizden olduğunu imzanızdan değil, sesinizin tonundan, el yazınızdan ve ilgilendiğiniz konulardan anlayabilmelidirler. Pek çok insan imzalamadan mektup yazar ve mektubu alan kişi de çoğunlukla kimden geldiğini bilir. Eğer sizi kimse tanımıyorsa işte o zaman imzalamanız gerekir.” Logo sağ alt köşede buluyorsa, okur tek bakışta ilanın kimden olduğunu anlar, ilana bir renk, bir anlam katar.

Neil French devam ediyor; ” Bazen ise en iyi reklam sadece büyük bir logodur. Herkes mektubun ne söyleyeceğini bilir. Ancak ilanda hem büyük bir logo kullanıp hem de bir hikaye anlatmayın. Bu gerçekten sevimsiz olur. Eğer logo gerçekten önemliyse reklamın tüm ana konusu o demektir, etrafına bir ilan daha yazmayı denemeyin. Ya birisini yapın ya da ötekini. Eğer bir ilan metni yazıyor ve logoyu gizleyebiliyorsanız ve hala bir anlam ifade ediyorsa iyi bir ilan yapmışsınız demektir. Eğer logoyu çıkarabiliyorsanız okuyanlar da bunun bir reklam olmadığını düşünüp okumaya değer buluyorlarsa işinizi yapmışsınız demektir.

Jim Aitchison

volkswagen basın ilanlarında logo kullanımı...
volkswagen basın ilanlarında logo kullanımı…

Beğendim, Seçtim, Ekledim… Faydalar ola…

Ehl-i diller arasında aradım kıldım taleb
Her hüner makbul imiş illa edeb illa edeb
(Lâ-edri)
İy yârenler yâr yolına nem kaldı ki yanmamışam
Bunca ki yandum yanaram billâh ki usanmamışam.
(Kadı Burhaneddin)
Fukara kalbine her kim dokuna
Dokuna sînesi Allah okuna.
Not: Bu beytin, Yunus Emre’ye veya Karamanlı halk şairi Kenzî’ye ait olduğu ileri sürülmüştür.
Sohbeti yâr lezzetin
Bilmez beyim ağyâr olan
(Mahvî)
Aşk, ko dursun mecâzî ise de gönlünde
Âb-ı engur hum içre durarak bâde olur
(Sabrî)
Âb-ı engur: üzüm suyu
Hum: Şarap küpü
Mecnun ile bir mekteb-i aşk içre okuduk
Ben Mushaf’ı hatm ettim, o ve’l-Leylî de kaldı
(Lâ edri)
İdrak-i meali bu küçük akla gerekmez
Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez
(Ziya Paşa)
Bed asla necabet mi verir hiç üniforma
Zerdüz palan ursan eşek yine eşektir
(Ziya Paşa)
Cümle lezzetten leziz iksîrsin ey zehr-i aşk
Zevki derdinden alan her rûh dermândan geçer
(Yahya Kemal)
Ölmek değildir ömrümüzün en feci işi
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi
(Yahya Kemal)
Her kimin olsa evinde dü-zeni
Bozulurmuş o kişinin düzeni
(Hüseyin Şakir)
N’ola gitse kendüden hayretle cân-ı nâ-sabûr
Ya seferdir ya tahammül çünkü aşkın çâresi
(Nedim)
Tamam oldu güzellik sanma Şirin ile Leyla’da
Nice Leyla bulunur, erlik amma aşık olmaktır
(Nev’î)
Müslüman eğer âşık değilse kâfirdir
Âşık ol, serseri gezme âlemde
(La edri)
Fariğ ol aybın gözetme kimsenin
Tâ ki Hak setr eyleye aybın senin
(La edri)
Bâr olma kimseye
Mümkünse yâr ol
(La edri)
Gel Hakk’a olma âsî
Tâ gide gönlüm pası
Dört kitabın manası
Var edeb öğren edeb
(Kaygusuz Abdal)
Sen çıkınca aradan
Kalır seni Yaradan
(La edri)
Çeşm-i insaf gibi âkile mizan olmaz
Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz
(La edri)
Âteş âteşpereste rahmetmez
(Muallim Naci)
Ezelden âşinânım ben ezelden hem zebânımsın
Beraber ahde bağlandık ne olsan yâr-i cânımsın
Ne olsan zerrenim kalbimde hâlâ çarpar esrârın
Gel ey cânan gel ey cân kalmasın ferdâya dîdârın
(Mehmet Akif Ersoy)
Âlemde bir âyineyim her kim bakar bir an görür
Her ne görür kendi yüzün ger vahşi ger yaman görür
(La edri)
Ehl-i tevhid olmak istersen sivâya meyli kes
Aç gözün merdâne bak Allah bes bâki heves
(La edri)
Masivadan el çekip mahlukattan ümit kes
Virdin olsun her nefes “Allah bes, baki heves”
(Lâ-edri)
Bir kitabullah-ı a’zamdır serâser kâinat
Hangi harfi yoklasan mânâsı hep Allah çıkar
(La edri)
Gözlerim ebna-yı ademden o rütbe yıldı kim
İstemem ben Fatiha tek çalmasınlar taşımı
(Şair Eşref)
Sûretin sîretine şahittir
Başka şahit aramak zâiddir
(İbnü’l-Emin Mahmud Kemal)
Kabiliyet dâd-ı Hak’tır her kula olmaz nasip
Sad hezâr terbiye etsen bî-edeb olmaz edîb
(Lâ-edri)
Padişah-ı âlem olmak bir kuru kavga imiş
Bir veliye bende olmak cümleden âlâ imiş
(Yavuz Sultan Selim)

23 Nisan – Yıldırım Belediyesi

Yıldırım Belediyesi 23 nisan Gazete ilanı
Yıldırım Belediyesi 23 nisan Gazete ilanı