Hallacı Mansurun felsefesiyle yürüyüp “enel hak” diyen ve bu yüzden de derisi yüzülerek öldürülen divan şairi seyyid nesimi, kendisinden çok sonra yaşamış halk ozanı kul nesimi ile karıştırılır genelde… birincisi enel hak dediği için 15. yy. da halepte öldürülen seyyid nesimi, diğeri ise en bilinen eseri ile haydar’ın sahibi(ben melanet hırkasını) kul nesimidir. seyyid nesimi [...]
RESULULLAHLA BENİM ARAMDAKİ FARKLAR Resulullah süper bir insandı, ben o kadar değilim. Resulullah yolda Ebu Bekir’i görse ‘Es Selamu Aleyküm Ya Sıddık’ derdi, ben yolda Ebu Bekir’i görsem tanımam. Resulullah asla yalan söylemezdi; ben annem ölürken hiç ağlamadım. Ben annem ölürken çok ağladım çünkü annem gırtlağından hırıltılar çıkarırken nasıl terliyordu, görmeliydiniz. Resulullah Azrail’i yolda görse [...]
Beni başörtülü bir hekime emanet ediniz Siz başlıktaki ‘hekim’i hâkim olarak da okuyabilirsiniz. Bu tercihimde hiçbir ironi yoktur. Modern zamanlar, vicdan dediğimiz şeye bir vidanjör işlevi gördü. Sosyalistler, bu halkın nezdinde biraz karşılık bulduysa “…. ama vicdanlı, temiz, yiğit insanlar; asla hırsızlık yapmazlar” diye biten cümlelerin öznesi oldukları içindir. Artık bir inanç uğruna ömrünü vakfeden [...]
Ustam bana iki üç harf okuttu Ustam bana iki üç harf okuttu Merak elif efkâr elif zâr elif Bu elifnen kimler baya yetişti Sahip elif üstat elif kâr elif Elim aldım gör ne çağa yetiştim Elifinen bir merağa yetiştim Bahçıvanlı elif bağa yetiştim Çiçek elif gerçek elif bâr elif Elifi bulanlar mim kapısında Mim vasıtası [...]
Ehl-i diller arasında aradım kıldım taleb Her hüner makbul imiş illa edeb illa edeb (Lâ-edri) İy yârenler yâr yolına nem kaldı ki yanmamışam Bunca ki yandum yanaram billâh ki usanmamışam. (Kadı Burhaneddin) Fukara kalbine her kim dokuna Dokuna sînesi Allah okuna. Not: Bu beytin, Yunus Emre’ye veya Karamanlı halk şairi Kenzî’ye ait olduğu ileri sürülmüştür. [...]
Ölmedikçe doğmak yasak bize! Bir kere düşer insan yeryüzüne, bir kere! O hâlde şimdi ölmek sırası! Derken, bir bakarsın gelmiş, dirilmek… ve nazlanmak sırası! Dücane Cündioğlu
alınmış abdesti aldırırlarsa kılınmış namazı kıldırırlarsa sizde şah diyeni öldürürlerse bende bu yayladan şaha giderim Pir Sultan Abdal
Biz ki ; Akif’in ve Nazım Hikmet’in Ahmet Haşim’in ve Pir Sultan’ın Derdinden Anlarız, Tamburi Cemil Bey’den de islav kederinden de özge zevkler devşiren dervişleriz ki yaremiz merhem kabul etmez, sayılmayız parmağile, kokteyllerden sormağile, köfteye saplanan kürdan mızrağiyle belli olmaz ahvalimiz, ama tükeniriz kırmağile, tükendik bile, hüvel bakî ….Hüsrev Hatemi….
Şeb-i yeldayı muneccim muvvakkıt ne bilir Müptela-i derd-i gâm’a sor kim geceler kaç saattir.
Ne gün yüzünde meh kalır hurşit Ne yer yüzünde Cem kalır ne Cemşit
Sabah saat sekizde uyanıyorum. Oğlum Keremsu’yu okuluna götürüyorum, ama bırakmıyorum. Çünkü okulu çok pis.Özel hocası var, onu alıp eve geçiyoruz. Ne olur ne olmaz, dersten önce hocayı güzelce yıkıyorum. Kirini bokunu iyice akıtıyorum. Onlar derse başlayınca ben de gazetelere göz gezdiriyorum. Siyasetle yakından ilgiliyim. Ak Partisi, CHPC-e, MHKP-C, hepsini biliyorum. Terör örgütü KKTC’den nefret ediyorum. [...]
Şimdi FATİH kalksa mezarından, ne ben onu tanırım ne o beni tanır. Ama İstanbul’u Bizanslılar almış deyip bir daha savaşır… Necip Fazıl Kısakürek
Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş; Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş. Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş, Bir sır ki bu, ölsen bile asla açamazsın… Anlatması imkansız olan öyle bir an ki, Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki… Bak emrediyor: Daldığın alemden uyan ki, Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın… Hüseyin Nihal Atsız
Mecnûn ile bir mekteb-i ‘aşk içre oturduk Ben Mushaf’ı hatmettim, o “Ve’l-Leyl”de kaldı La’edri
Osmanlı son döneminin ağır hiciv üstatlarından şair eşref’in bir kaç eseri… Vakt-i istibdatta söz söylemek memnu idi Ağlatırdı ağzını açsan hükümet ananı Devr-i hürriyetteyiz şimdi değişti kaide Söyletirler evvela sonra ağlatırlar ananı ————————————————— “bir soğan soyuluyor yaşarıyor da gözler bir devlet soyuluyor aldırmıyor öküzler ” —————————————————– kişi,kamil oldu mu üstad mertebesinde, ona madde üstünde bir [...]