Sözün özü

çamurlarınız yapıştı duvarımıza, çamurunuzun hamurunun kanla karılmış karası, kan karası lekeler bırakırken, haykırası hortlamış bebeleri kandırdınız, taşı toprağı taşkınlık haline getirdiniz, cephe eyleyip meydanları,  aş isteyen başlara cephane taşlar taşıttınız… güya sözünüz barıştı

söz barıştı, öz köz oldu…

barış kana, sözün özü dumana karıştı,

ulan 2

vur davulcu, vur ulan!
ilk biz olalım vurulan…

ulan 1

ah siz yok musunuz siz,

işine gelene tellal, gelmeyene sağır, dilsiz

her haltı siz bilirsiniz,

usul siz siniz, erkân siz,

edip sizsiniz, edep siz,

şeref sizsiniz, eşref siz,

dilde mürekkep izi yok, biz bilmeyiz, bir bilen siz

kılavuzunuz karga, efradınız bir bilensiz

siz misiniz halktan olan

az bilen çok lafı olan,

her hecesi yalan dolan,

zengin yine cebi dolan,

fakir yine fakir kalan,

bir ses çıksın, bir çığıran,

yok mu  duyan, yeter ulan…

Yam yam

Toprak cömert, deniz mazlum, çalışmaz açız derdin,
Bunca bolluk içinde a gafil nedir derdin…
Çin’de böcek yiyeni pis, necis, deyip yerdin,
Sen öyle yaşasaydın babanı bile yerdin..

Hayyam

Sanırım tezat edebi sanatının en müstesna icracısıdır. ilmi ve derin fikriyatı,  yüzeysel olarak incelendiğinde günümüzün anti-islamcıları için muhteşem bir kaynak gibidir. Oysa hayyam sivri bir tezatla yaşadığı yüzyılında, siyasi emellerini dini kullanarak gerçekleştirmeye çalışan yobazları eleştirmiş, İslam dünyasında oluturulmaya başlayan düşünce ve aklı reddeden yapının karşısında bulunmuş ancak iktidar mücadelesi, toplumsal sınıf mücadelelerinde iktidarların geniş kitleler üzerinde otoritelerini koruyabilmek adına dini kullanması neticesinde  sapkın ilan edilmiştir.

cennetin, ırmaklarından şaraplar akan, bir erkeğe 70 hurinin düştüğü bir yer olarak tanımlanmasına Ömer Hayyam:

Irmaklarından şaraplar akar diyorsun,
Cennet-i âlâ meyhane midir?
Her kula 70 huri  diyorsun,
Tövbe; Cennet-i âlâ kerhane midir?

dizesi ile karşı durmuştur…

Hayyam aynı zamanda çok iyi bir matematikçidir. Binom açılımını ilk kullanan bilim adamıdır. Dünyanın ilk rasathanesini kurmuş, günümüzde kullanılan Miladi ve Hicri Takvimlerden çok daha hassas olan Celali Takvimi’ni hazırlamıştır. Okullarda Pascal Üçgeni olarak öğretilen matematik kavramı aslında Ömer Hayyam tarafından oluşturulmuştur. Matematik, astronomi konularında dünyanın önde gelen bilim adamlarındandır. Birçok bilimsel çalışması olduğu bilinmektedir. beğendiğim bazı rubailerini paylaşmak isterim…

Gökte bir öküz varmış, adı Pervin;
Bir öküz de altındaymış yerin.
Sen asıl iki öküz arasında
Tepişmesine bak şu eşeklerin!

Eşşek anlamaz…

Vur eşşeen sırtına tekdirden anlamaz,
Hoş görüden anlamaz, hoş laftan anlamaz
Ver zopayı affetme,  atasından ar edip
Eşşooğlueşektir hoş, -aftan anlamaz… HBB

İç’im İç’in için…

yok ki silüetinle işim
ta içinle benim derdim
iç’in için,yanar iç’im
için için yanar hemde..
seninde  iç’in, için için yanar mı,
iç’im iç’in için, için için yandığı için…
HBB

huruf-u mukatta

Kur’an-ı Kerim’de sadece harf olarak indirilmiş ayetlere deniyor. alimlerin izahına göre bu harfler müteşabbihattandır. yani manalarını yalnızca Allah (C.C.)bilir.

elif lam mimha mimya sinelif lam ra gibi cesitli surelerin basinda yer alan bu harflerin manasini kesin olarak bilinmese de, mutemel manalari uzerine islam alimleri bir cok yorumlar yapmislardir. hurufu mukatta harflerinin spesifik manalarinin otesinde hepsinin toplu olarak ifade ettigi bir mana vardir ki, o da sudur: “iste bu Kur’an’da rabbiniz sizin kullandiginiz harfleri kullanarak sizinle konusuyor. eger onun allah kelami olduguna inanmiyorsaniz, buyrun kullandigi harfler burada, siz de ona benzer bir söz soyleyin”.

huruf-u mukatta harflerinin cogundan hemen sonra gelen ayetin kur’an-i tarif edici olmasi bu yorumu kuvvetlendirmektedir.

bakara suresi:
1. elif lam mim
2. bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.

yusuf suresi:
1. elif lâm râ. bunlar, apaçık kitabın âyetleridir.
2. biz onu, akıl erdiresiniz diye arapça bir kur’an olarak indirdik.

a’raf suresi
1. elif lam mim sad
2. bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü’minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

huruf u mukatta harfleri ile muphem olarak yapilan bu meydan okumanin, bakara suresi 23-24. ayetlerde acikca yapildigini goruyoruz:

23. eğer kulumuza (muhammed’e) indirdiğimiz (kur’an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, allah’tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).

24. eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. o ateş kafirler için hazırlanmıştır.

bu acik meydan okumaya, o donem edebiyatin ve sairligin zirvesindeki araplardan bir kisi bile cikip cevap verememisti, ki hala da kimse cevap verebilmis degildir. cevap verebiliyor olsalardi mallarini ve canlarini tehlikeye atip savasmazlardi.

Mukatta harflerle ilgili çeşitli fıkıh alimlerinin yorumları var ama elif, lam, mim ile ilgili bir yorum var ki bana çok mantıklı geldi, paylaşmadan edemeyeceğim…

Elif  (ا) : Allah kelamının ilk harfi aynı zamanda tek olmayı bir olmayı ve varoluşu temsil eder… yani ; ALLAH (C.C.) VARDIR ve BİRDİR

Lam(ل) : Kelime-i Tevhid’in ilk harfi… yani : ALLAH’TAN (C.C.) BAŞKA İLAH YOKTUR.

Mim (م) : Peygamber Efendimiz Muhammed (S.A.V)’in isminin ilk harfi.

Sanki harfleri bir araya getirince Kelime-i şahadet ortaya çıkıyor… Allah vardır ve birdir, Ondan başka ilah yoktur, Muhammed (S.A.V.) onun kulu ve elçisidir.

İşin daha da mucize kokan yanı bu mukatta harflerin tek başına 6 surenin başında geçiyor olmasıdır; (Bakara, Al-i İmran, Ankebut, Rum, Lokman, Secde) Kelime-i Şahadet ‘in imanın ilk şartı olduğunu hesab edersek, imanın 6 şartına işaret ediyor olması da olasıdır… Hata etmiş isek Allah Affetsin…

deprem

şiddeti ne olursa olsun insanda bıraktığı sarsıntının şiddeti; üç buçuk…

Hare Butik

Hare butik alternatif çalışmalar
Hare butik alternatif çalışmalar

Gardenlife – Enyap İnşaat

Garden Life Posta Bursa

Garden Life Posta Bursa

BKM kitap

bkm gazete ilanı
bkm kitap için hazırladığım gazete ilanı çalışması, hazır reklam çalışmasının BKM'ye entegresi demek daha doğru olur sanırım.. 🙂

UĞURlama…

Dost ne gün belli olursa, o gün yanında olmak

Doyasıya sarılmak, emanete, selamete salmak,

Uğuruyla  gelmemiş uğurlu görünenler,

Feleğin sillesini, okkasıyla hissetmek ne ise işte o.

Kardeş bilmek,

Uğurlamak istemek, UĞURlayamamak…

Hayde Uğurlu teskereler…

30tuz

Kapı çaldı…
Oturdu içime, keyfime Ot ttıkadı,
pastanın üstünde 3 deste mumla gelen ses,
kim o…
otuz…
hay Allah! evde yokuz…
ziyanı yok.
son kum tanesi geçene kadar boğazdan
emaneti taşıyoruz.
bitkisel yaşıyorduk ya zaten,
bundan sonra püsküllü otuz…

AŞAKA

Dev ağaçların dibinde biten bir sarmaşık türüdür aşaka. Tutunduğu ağacı öylesine sarar ki, bir müddet sonra ağaç sarmaşıktan ibaret olur. Kaybolur dev ağaçlar aşakanın kollarında. Aşaka ağacı oluverir birden… Sanırım bu yüzdendir; bir başkasını kendinden bir parça eden duyguya “aşk” denmesi…