önyargı…

dilim yandı,
üfleyerek içiyorum yoğurdu yanmayayım diye,
akıl sınıra dayandı,
suyu ısırarak yemek hangi önyargılarımdan hediye…

lazın aşkı…

közlerin içine düşeni yakar…
bi körsen, közlerinin ta oralardan erittiğini
bilirsin…
seni nasıl sevdiğimi…
bir de dilim dönse de anlamlansa söylediklerim,
etmedi düşmanlarım laz dilimin ettiğini…

günah kâr

tebessüme aldanma görünen inkar olur
yüzü gülerken insan çiğeri efkar olur
derviş görünenden de alâ  günahkâr olur,
tevbe bilmeyenlere sanma günah kâr olur…

kalp kalbe kamçıdır…

kalp kalbe karşıdır, karşılıklı  kamçıdır

Süreyya kayar gibi…

iki lafın biri beleş, hani barış, hani er meydanında güreş
hani muhabbet SIRRI, hani umut olan güneş…
tebessüm solar ise SÜREYYA kayar gibi…
arkalara ÖN DERsen , muhabbet bayar gibi…

Te mmuz…

madımak diyenlere başbağlar, başbağlar diyenlere madımak hatırlatılır… unutma, unutturma sloganlarıyla ölüler yarıştırılır… güneş, deniz, kum hikaye, bu memlekette temmuzun geldiği böyle anlaşılır…

kırık kulp

kırkbir küpünün, kulpu kırık küpü kırk memleketin…
ne kırık kırk kulpu mani sevmeye ne de ırk memleketin…

sıfır

sıfırsın hayatımda, belkide bu yüzden pahalıya mal oldun bana…

yaş

kalabalık şehirlerde tek başında yaşardım,
yalnızlıktı arkadaşım, okyanuslarca yaş ardım… hb

gurur

istemek için uzanan eller mi daha yorgundur,

vermek için uzanan mı mağrur,

isteyene mi yaraşır, yoksa verene mi gurur?

ay hali…

ay haline bak! deyip yerdiğinde halimi,
ay haline bakakaldım, ne manâ ey ahali…

4ört

al soyadımı dedim , al adının üstüne ört…

aynı çatı altında 365 çarpı dört

üşümesin diye…

üşümesin diye üzerine örttüm soyadımı, adının…

hayaller kursak-ta…

uçsuz bucaksız denizlere, engin gökyüzüne bakıp pembe hayaller kursak,
derken gerçekleri görerek heveslerimizi bıraktığımız yerdi kursak…

düzen

düzen saymayıp düzeni, düzenince düzenler var,
düzenlerin düzenini, düzenince bir düzen var…