Mecnun’un Cehaleti
Mecnûn ile bir mekteb-i ‘aşk içre oturduk
Ben Mushaf’ı hatmettim, o “Ve’l-Leyl”de kaldı
La’edri
Şair Eşref
Osmanlı son döneminin ağır hiciv üstatlarından şair eşref’in bir kaç eseri…
Vakt-i istibdatta söz söylemek memnu idi
Ağlatırdı ağzını açsan hükümet ananı
Devr-i hürriyetteyiz şimdi değişti kaide
Söyletirler evvela sonra ağlatırlar ananı
—————————————————
“bir soğan soyuluyor yaşarıyor da gözler
bir devlet soyuluyor aldırmıyor öküzler ”
—————————————————–
kişi,kamil oldu mu üstad mertebesinde,
ona madde üstünde bir değer vereceksin…
baktin ki; hali, tavri değişti meclise gelişte,
çüüşşş…deyip,sirtina bir semer vereceksin.
—————————————————–
Kabrimi kimse ziyaret etmesin Allah için
Gelmesin reddeylerim, billahi öz kardesimi
Gözlerim ebnayi ademden o türbe yildi kî
Istemem ben fatiha, tek çalmasinlar tasimi. (ilginçtir; şairin korktuğu başına gelmiş ve mezar taşı çalınmıştır.)
değişen bandırma…
su gelecektir…
değişim kapak
Değişim dergisi kapak tasarımı, kapak konusu “TEKSTİLDE TEŞVİK YASASI”
değişim2
değişim
antiemperyalizm
bağımsızlık fikrini bağımlılık haline getirip, bağlılıkları (inanç, kültür, örf) bağımsızlık adına ezmeye-eritmeye çalışmanın adı antiemperyalizm olmasa gerek. dindarları, muhafazakarları, inanarak inancını yaşamak isteyenleri ve onların bu yaşama savaşının bayraktarlığını yapanları “üçkağıtçılarrrr” diyerek damgalamak ve gerçek vatan satıcılarla aynı kefeye koyup tartıp sonrada yaşasın laiklik naralarına satmak emperyalizmin tam da istediği şey değil midir? tam bağımsız olabilmek; tek amacı özgürce yaşamak, okumak, çalışmak isteyen de engel olunanların fikrine zikrine kulak vermek saygı duymaktır. o fikrin ifadesi için göğsünü siper edebilmektir. yoksa “sözde hak savunucu” birileri çıkar, onlara “sözde” sahip çıkar, kandırır, amiyene tabirle üç kağıtlarına ataç eder, siz de emperyal emperyal antiemperyalizm savunuculuğu yaparsınız…
efor gençler tercümanlık
çevre haftası
pascal
“kuvvete dayanamayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir.”
” ben yaratıcıya inanırım.eğer yoksa ona inanmakla hiçbir şey kaybetmem.ama varsa inanmamakla çok şey kaybederim ”
”kalbin kendine göre kalbi sebepleri vardır, mantığın bunun mantığını anlamasını beklemeyin”
bir mektubunda “bu mektup biraz uzun oldu, çünkü kısa tutacak zamanım yoktu.” kısa ve öz konuşmanın, sıradan bir iş olmadığının orjinal bir ifadesi.












