şiir

Ah Muhsin Ünlü

RESULULLAHLA BENİM ARAMDAKİ FARKLAR

Resulullah süper bir insandı, ben o kadar değilim.
Resulullah yolda Ebu Bekir’i görse ‘Es Selamu Aleyküm Ya Sıddık’ derdi,
ben yolda Ebu Bekir’i görsem tanımam.
Resulullah asla yalan söylemezdi; ben annem ölürken hiç ağlamadım.
Ben annem ölürken çok ağladım çünkü annem
gırtlağından hırıltılar çıkarırken nasıl terliyordu, görmeliydiniz.

Resulullah Azrail’i yolda görse tanırdı;
ben Azrail’i annemin yanında görseydim ona bir çift lafım olurdu,
derdim ki şimdi yani af edersin ama o sıktığın annemin gırtlağı.

Resulullah olsa ona bunları söylesem o bana gülümserdi;
o bana gülümserdi ben ona derdim ki, anam babam yoluna feda olsun ey Allah’ın Resulü;
fakat şu koca melek, annemin gırtlağını sıkıyor, bir şeyler yapamaz mıyız?

Resulullah orada olsaydı annemin elini tutardı derdi ki ‘Kızım ha gayret!’;
ben orada olsaydım annemin elini tutardım ve derdim ki ‘Anneciğim ölmesen…’

Ben oradaydım annemin elini tuttum ve dedim ki ‘Anneciğim seni ben…’;
Annem döndü bana bir baktı o bakışı görmeliydiniz.

Resulullah o bakışı görseydi merhametten ağlardı;
ben o bakışı gördüm haşyetten bayılacaktım ama annem elimden tuttu.

Ne tuhaf, anneler ölürken bile çocuklarının

Anneler ölürken bile çocuklarının ellerini bırakmıyor ne tuhaf…

Resulullah çok şanslı bir insan
annesi öldüğünde o küçücüktü;
benim annem öldüğünde ben küçücük değildim,
zaten şanslı birisi de değilimdir, filmlerim iş yapmaz.

Annem daha yeni öldü fazla uzaklaşmış olamaz!

Olamaz dedim annem son nefesini alıp da vermeyince
Verse de ben alsam onu, içim ferahlasa, siz de görseniz
Resulullah tutsa annemin elinden birlikte geçseler çölü
Nasıl olsa Resulullah da ölü annem de ölü.

Muhsin Ünlü (Onur Ünlü)

bir zamanlar şizofrengi de yazan ve “gidiyorum bu…” isimli bir de şiir kitabı bulunan şizofrenik şair… ona göre şiir yazılmaz şiirilir… okurken kal hali vasıl olması gibi muhtemel yan etkileri vardır. tutmayan bir çok televizyon dizisinin altına imzası var da son döneme mührünü vuran leyla ile mecnun’un da yönetmenidir kendileri… dediğim gibi şizorfenik takılması hasebiyle anlaşılma güçlüğü çektiğini hissettiğim filmleri “Güneşin Oğlu” ve “Polis”ten sonra  ”Beş Şehir” gibi harikulade bir filmi seyretimize sunmuş hakkı olan ödülleri almıştır.  takdiri ve takibi lüzüm gelir…

Beğendim, Seçtim, Ekledim… Faydalar ola…

Ehl-i diller arasında aradım kıldım taleb
Her hüner makbul imiş illa edeb illa edeb
(Lâ-edri)
İy yârenler yâr yolına nem kaldı ki yanmamışam
Bunca ki yandum yanaram billâh ki usanmamışam.
(Kadı Burhaneddin)
Fukara kalbine her kim dokuna
Dokuna sînesi Allah okuna.
Not: Bu beytin, Yunus Emre’ye veya Karamanlı halk şairi Kenzî’ye ait olduğu ileri sürülmüştür.
Sohbeti yâr lezzetin
Bilmez beyim ağyâr olan
(Mahvî)
Aşk, ko dursun mecâzî ise de gönlünde
Âb-ı engur hum içre durarak bâde olur
(Sabrî)
Âb-ı engur: üzüm suyu
Hum: Şarap küpü
Mecnun ile bir mekteb-i aşk içre okuduk
Ben Mushaf’ı hatm ettim, o ve’l-Leylî de kaldı
(Lâ edri)
İdrak-i meali bu küçük akla gerekmez
Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez
(Ziya Paşa)
Bed asla necabet mi verir hiç üniforma
Zerdüz palan ursan eşek yine eşektir
(Ziya Paşa)
Cümle lezzetten leziz iksîrsin ey zehr-i aşk
Zevki derdinden alan her rûh dermândan geçer
(Yahya Kemal)
Ölmek değildir ömrümüzün en feci işi
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi
(Yahya Kemal)
Her kimin olsa evinde dü-zeni
Bozulurmuş o kişinin düzeni
(Hüseyin Şakir)
N’ola gitse kendüden hayretle cân-ı nâ-sabûr
Ya seferdir ya tahammül çünkü aşkın çâresi
(Nedim)
Tamam oldu güzellik sanma Şirin ile Leyla’da
Nice Leyla bulunur, erlik amma aşık olmaktır
(Nev’î)
Müslüman eğer âşık değilse kâfirdir
Âşık ol, serseri gezme âlemde
(La edri)
Fariğ ol aybın gözetme kimsenin
Tâ ki Hak setr eyleye aybın senin
(La edri)
Bâr olma kimseye
Mümkünse yâr ol
(La edri)
Gel Hakk’a olma âsî
Tâ gide gönlüm pası
Dört kitabın manası
Var edeb öğren edeb
(Kaygusuz Abdal)
Sen çıkınca aradan
Kalır seni Yaradan
(La edri)
Çeşm-i insaf gibi âkile mizan olmaz
Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz
(La edri)
Âteş âteşpereste rahmetmez
(Muallim Naci)
Ezelden âşinânım ben ezelden hem zebânımsın
Beraber ahde bağlandık ne olsan yâr-i cânımsın
Ne olsan zerrenim kalbimde hâlâ çarpar esrârın
Gel ey cânan gel ey cân kalmasın ferdâya dîdârın
(Mehmet Akif Ersoy)
Âlemde bir âyineyim her kim bakar bir an görür
Her ne görür kendi yüzün ger vahşi ger yaman görür
(La edri)
Ehl-i tevhid olmak istersen sivâya meyli kes
Aç gözün merdâne bak Allah bes bâki heves
(La edri)
Masivadan el çekip mahlukattan ümit kes
Virdin olsun her nefes “Allah bes, baki heves”
(Lâ-edri)
Bir kitabullah-ı a’zamdır serâser kâinat
Hangi harfi yoklasan mânâsı hep Allah çıkar
(La edri)
Gözlerim ebna-yı ademden o rütbe yıldı kim
İstemem ben Fatiha tek çalmasınlar taşımı
(Şair Eşref)
Sûretin sîretine şahittir
Başka şahit aramak zâiddir
(İbnü’l-Emin Mahmud Kemal)
Kabiliyet dâd-ı Hak’tır her kula olmaz nasip
Sad hezâr terbiye etsen bî-edeb olmaz edîb
(Lâ-edri)
Padişah-ı âlem olmak bir kuru kavga imiş
Bir veliye bende olmak cümleden âlâ imiş
(Yavuz Sultan Selim)

UĞURlama…

Dost ne gün belli olursa, o gün yanında olmak

Doyasıya sarılmak, emanete, selamete salmak,

Uğuruyla  gelmemiş uğurlu görünenler,

Feleğin sillesini, okkasıyla hissetmek ne ise işte o.

Kardeş bilmek,

Uğurlamak istemek, UĞURlayamamak…

Hayde Uğurlu teskereler…

 Scroll to top