Ömrünü eğitimle geçirmiş bir insanın, liselerde tercih sıkıntıları çekmiş, üniversite sınavlarıyla yıpranmış, binbir zorlukla üniversiteler bitirmiş bir gencin hayattaki en büyük gayesinin devlet memurluğu omasını anlayamıyorum. Bir binanın içine kapatılıp, monoton bir bürokrasinin çarkı olmak nasıl bi idealist anlayışın sonucu olabilir.
Garantici zihniyet “sırtını devlete yasla gerisini koyver gitsin” diyor. Diyor da; ilim-irfan sahibi, okumuş, eğitilmiş taifeler nasıl oluyor da bu nasihatin peşinden gidebiliyor… Bir memlekette idaelist bir gencin memur olmak en büyük hayali ise ya o memlekette bi sıkıntı vardır ya o gençlerde. Memlekette sıkıntı var ise çare yine gençlerde…
Vaziyet itibariyle memur kurulu düzenin çarklarından biridir, olmazsa olmazdır, önemlidir. Ama modern toplum gençliğinden kurulu düzenin çarkı olmaktan fazlası beklenir. Yaratıcılık, açık fikirlilik, gelişimcilik, girişimcilik, azim, kararlılık beklenir… Hayatını bir sınava ve onun olmazsa olmalzarına bağlayan gençlikten ne beklenir bilemiyorum…
Dünya, Türkiye üzerine kilitlenmiş vaziyette. Yepyeni sayfalar, yeni fırsatlar ikliminin arefesindeyiz, daha fazla girişimciye, daha fazla genç beyine ve daha fazla çalışmaya ihtiyacımız var. Bu ihtiyaçları yük bilip umutla arkanıza baktığınızda KPSS’den meded uman bir gençlik görmek motivasyonu nasıl etkiler varın hesabı siz yapın… Yeniden diriliş için umutlu gözlerle gençlerinin gözlerinini içine bakan bir ükenin gençleri, devlet bize iş versin diyorsa bi yanlışlık var diye düşünürüm… Devlet bize imkan versin, olanak tanısın, teşvik etsin, destek versin denmesi kadar normal birşey yok.. Ama devlet bize iş versin kolaycılığına kaçmak birilerinin olabilir ama gençlerin söylemi olmamalı…
Arada bir silkinmek biraz da özeleştiri yapmak gerekir. Düzenli, huzurlu, geleceği garantide bir yaşamı herkes ister, herkes bunun arzusu içredir. Bu düzenli yaşam ve gelecek garantisininin memleketimizdeki yegane kalesi devlet memurluğu. Düzen ve gelecek garantisi bireyler için iyi hoş da devletin geriye kalan unsurları için ne getirir ne götürür iyi hesab etmek lazım. Hele hele “e artık memur oldum, zaman yatma zamanıdır.” şeklinde sabit bir fikre dönüşen algı tüylerimi ürpertiyor. 5 memurun toplanıp özel sektörde bir personelin 1 saatte yaptığını bir günde yapamaması garabetini bir ben görmüyorum herhalde. Öğlen paydosuna dakikasında çıkıp, öğlen paydosu modundan yarım saatte çıkamayan memurun vatana millete faydasını siz değerlendirin.Alnını teri ile vazifesinin eri olan memurumuza lafımız yok elbette…Sırf isdihtam sağlama adına ya da birinin dayısı, birinin yeğeni olarak bi kuruluşun başına musallat edilmişlerin dönen çarka çomak olması kabul edilebilecek iştir diyorsanız siz kabullenedurun.
Özel sektör zor, sosyal olanakları kısıtlı deyip çareyi devlet kayığına binmekte arayanlar, kapasitesinin üstünde yük alan kayığın batmaya mahküm olduğunu da bilmelidirler. Ama özel sektörde hak mücadelesi yapmak da yine aydınlık beyinlerin gençliğin elinde. Bi düzen kurmak, bi düzene çark olmaktan daha kolaydır bazen. Sadece daha fazla çalışmayı, kararlı ve dik durmayı, azmetmeyi göze almalısınız.
Azmetmezseniz, hazmetmek zorunda kalırsınız…
Leave a reply